bugün kendimi bir bukowski hissediyorum….

giriş paragrafım da Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi kitabından olsun istedim..

‘Kim icat etti yürüyen merdiveni? Delilik diye buna derim.Yürüyen merdivenlerde ve asansörlerde çıkıp inen insanlar, araba süren insanlar, garaj kapılarını uzaktan kumanda ile açan insanlar. Sonra yağları eritmek için jimnastik salonlarına gidilir. 4.000 yıl sonra bacaklarımız olmayacak, ördeklere benzeyeceğiz. Bütün türler kendilerini yok ederler.Dinozorların sonu da böyle oldu. Canlı namına ne varsa yediler,sonra birbirlerini yemeye başladılar ve sonunda tek dinozor kaldı ve o orospu çocuğu da açlıktan öldü… ”

Ben  valla cok siradan ve basit bir insan olmak istiyorum.Sırada basit.Cunku herkes gordugum kadariyla cok muhtesem!

Bu muhtesemliklerden cok bunaldim. Sifir, hatta sifirin alti eksi 1 olsam daha da bi rahat edecegim.Canim oyle olmak istiyor. Köpkötü ,ise yaramaz, bes para etmez biri olmak istiyor canim…

yine bukowski etkisinde kaldım ve yine bir paragraf..

Kötülerden biri addedilmek hoşuma gitmişti, kötü olduğumu hissetmek. Herkes iyi olabilirdi, iyi biri olmak cesaret gerektirmiyordu. Dilinger cesurdu. Ma Barker o adamlara makineli tüfeğin nasıl kullanılacağını öğreten müthiş bir kadındı. Babam gibi olmak istemiyordum. O kötü geçiniyordu sadece. Kötüysen kötü rolü yapman gerekmez, kötüsündür. Kötü biri olmak hoşuma gidiyordu. İyi olmaya çalışmak hasta ediyordu beni. (ekmek arası kitabı)

Ne? ”olursam mi” dedim? Pardon, öyleyim oyleyim…Olmak gibi bisi yok,oyleyim zaten…Sifirin altinda eksi 1…Daha asagisi var mi bilmiyorum?Matematigim iyi degil…Varsa eger onu da olurum hic de problem degil…

Tipki o ”domestos” reklamindaki mikrop gibi;

” herkesi hasta ederim, ederim
ishal yapar kustururum, bezdiririm”…sarkisini soylemek istiyor canim ,surekli…
Niye?

Bir zamanlar ,zamanin bir yerinde, bir felsefe ogretmenimiz vardi… Sinifa bir soru sordu;”en kotu ozelliginizi  soyleyin bakalim ”.

Verilen yanitlar soyleydi;

*ben cok safim,insanlara cok cabuk guveniyorum…

*ben yalana kesinlikle tahammul edemiyorum,cok sinirleniyorum. ..

*ben cok cabuk kirilirim,cok hassasim.

* insanlari hemen affederim ve bu yuzden cok kazik yiyorum.

*haksizliklara tahammulum yok…

*cok sabirsizim.

Vs.vs.vs.vs….(O zamanlar ”sazan” kelimesi icat olunmamisti. Ve bizler, sazan oldugumuzu henuz bilmiyorduk. )

Hic kimse mesela ”ben kiskancim”,”ben  nankorum”,”ben  cikarciyim” ,”ben nefretle doluyum”,”ben insanlar uzerinde ego tatmini yaparim”,”ben bencilim”,”ben dedikoducuyum”,

”ben cok ayran gonulluyum”,”ben cok kisiyi aldattim,

aldatmayi seviyorum,sahtekari n allahiyim”,”ben bir gerizekaliyim”demedi…Kimsenin ayrani eksi degildi yani…

Felsefe hocamiz,”bakin gordunuz mu?Herkes aslinda olumlu olan bir huyunu,sanki olumsuzmus gibi soyluyor cunku kimse kendinde bulunan olumsuz bir ozelligi kolay kolay itiraf edemez” dedi…

Gercekten de boyle…Cevreme bakiyorum;herkes cok iyi kalpli…Hatta herkese ”size melek diyebilir miyim?size anne diyebilir miyim?” diye sorasim geliyor.Herkes o kadar iyi,o kadar tatli,o kadar seker ki!(parantez icinde unlem aslinda)

Ammaaa,

Ya da bu cok melekler,super ultra iyi insanlar,kendilerin den baska hic kimsenin hicbir yerde sivrilmesini hazmedemiyorlar. Tek adam ya da tek kadin olmak icin yapmadiklari numara kalmiyor;kapak oluyorlar kapak!Ama hic sahtekar degiller canim(!) Iyi kalpli melaikeligi de kimseye birakmiyorlar. ..

Bu tatli melekler polemigi,demagojiyi cok ama cok seviyorlar.Ammaa sorsaniz, bunlarin hatalari bile iyi kalpli!Hata 1 olur,2 olur,3 olur …Iyi de be anam bu nasi bisi?Bin kere hata mi olur?Fermuar diktir bari,cirt cirt acip kaparsin hatalarini ,yorulma bari…

Bunlari dinledikce tipki bazi insanlari kekliyen konsomatristlerin hayat hikayelerini dinlemis gibi oluyor insan!..”ben cok saftim,kandirildi m!kucucuktum,kazi k yedim buyudum!..uhuu uhuu”…Vah vah vah!…

Artik kimsenin bu sahte hayatlarina tahammul edecek halim kalmadi.

Hah iste sirf bu yuzden inadina soyle konusmak lazim;

”Yalan konusurum,

dedikodu yaparim,

cok nankorum,ohh canima deysin!…

Sahtekarin allahiyim…

Nabza gore serbet dagitirim…

Hirslarla yanar tutusurum ve gerekirse adami bozuk para gibi harcarim…

Bencilim;tek ben varim,ben olacagim…Digerleri mi?Onlar da kim? Salla gitsin!

Igrencim ve igrenc olmak hosuma gidiyor…vs.vs.vs”

Boyle konusmak gerekiyor cunku cok melek olmanin sonuclari ortada…Gerek yok yani…

Yani anlacaginiz tipki domestos reklamindaki mikrop gibi sarki soylemek lazim;

”kotuyum ben, kotuyum, kotuyum
herkesi hasta ederim, ederim
ishal yapar kustururum, bezdiririm”…

Yani Can Yucel’in dedigi gibi ”ne kadar rezil olursak o kadar iyi” demek lazim.

Ohh be kotu olmak ne guzel!

Reklamlar